Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Kasım 2009
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30      

Takvim Takvim

Sosyal yer imi


Seçme Hadisler

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Seçme Hadisler

Mesaj tarafından ha_mim Bir 6/11/2007, 20:58

Ebu Eyyub radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâla hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."
Müslim, Tevbe, 9, (2748); Tirmizi, Da'avat 105, (3533).


Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."
Müslim, Tevbe 9, (2748).
Rezin şu ziyadede bulundu: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki: "Nefsim elinde bulunan Zat-ı Zülcelâl'e yemin olsun ki, günah işlemediğiniz takdirde ondan daha büyük olan ucb'e düşeceğinizden korkarım."
Bu rivayet, Münziri'nin et-Terğib ve't-Terhib'inde kaydedilmiştir (4, 20).

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir hadis-i kudsi'de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi.
Hak Teâla da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır."
Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der.
Alllah Teâla Hazretleri de:
"Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır."
Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teâla da:
"Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muâhaze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu."
Buhari, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29, (2758).

ha_mim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi

Mesaj Sayısı: 455
Kayıt tarihi: 03/11/07

Kullanıcı profilini gör http://barika.forumotion.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Beş şey, beş şeye karşılıktır.

Mesaj tarafından nurcihad Bir 17/12/2007, 14:15

İbni Abbas(r.a)dan rivayet edildiğine göre Hazreti Peygamber şöyle buyurmuş: “Beş şey, beş şeye karşılıktır.” sahabenin beş şeyin açılımını sormaları üzerine Fahri Kâinat Efendimiz açıklıyor:
“-Bir kavim, ahdi yani Allah’a ve insanlara verdiği sözü bozarsa mutlaka düşmanları onlara musallat edilir.
-Bir millet, Allah’ın indirdiği hükümlerden başkası ile hükmederse, mutlaka onların içinde fakirlik yayılır.
-Bir toplum içinde zina yayılırsa, mutlaka onların içinde ölüm çoğalır.
-Bir kavim ölçüyü ve tartıyı eksik ederse mutlaka kuraklık olur, bitkilerden eksilme olur.
-Bir topluluk zekât vermezse mutlaka yağmur ve bereket azalır.”

nurcihad
Dost
Dost

Mesaj Sayısı: 5
Kayıt tarihi: 27/11/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

cevab

Mesaj tarafından ha_mim Bir 17/12/2007, 18:05

Allah Allah, Cenab-ı Hak bizleri muhafaza eylesin.
Hakikaten şu hadis ders almak için kafi...

ha_mim
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi

Mesaj Sayısı: 455
Kayıt tarihi: 03/11/07

Kullanıcı profilini gör http://barika.forumotion.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Günah,Tevbe, Pişmanlık, Ümit, Af

Mesaj tarafından photoshopuzmani Bir 28/2/2008, 04:07

Esselamunaleykum

"Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
Ebû Hureyre (r.a.). Buhârî"

"Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Allah, dünyada bir kulunun ayıbını örterse, kıyamet gününde de mutlaka onun ayıp ve kusurunu örter."
Ebû Hureyre (r.a.). Müslim."

Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Sizden öncekilerin içinde doksandokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, "Falan yerde bir rahip var, git durumunu ona anlat," dediler.
Rahibe gidip, doksandokuz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu. Rahip, "Hayır!" deyince, onu da öldürüp, yüze tamamladı.
Yine yeryüzünün en bilgin insanını sordu. Ona, falan yerdedir, dediler. Ona gidip, yüz kişiyi öldürdüğünü, tevbe etse kabul edilip edilmeyeceğini sordu.
Alim, "Evet, kabul edilir. Kimse buna engel olamaz. Falan yere git, insanlar orada Allaha ibadet ediyorlar, sen de onlara katıl ve ibadet et! Ayrıca ülkene de bir daha dönme! Çünkü, senin ülken kötü bir ülkedir," dedi.
Bunun üzerine adam yola revan oldu. Henüz o ülkeye varmadan, yol ortasında ölüm gelip ona yetişti.
Onun hakkında, rahmet melekleri ile azap melekleri tartıştılar. Rahmet melekleri dediler ki:
"Onun canını biz alacağız. Çünkü bu adam tevbe edip, tam bir ihlas içinde Allaha ibadet edilen yere gidiyordu. Suçsuzdur."
Azap melekleri ise, aksini iddia edip, şöyle dediler:
"O, şimdiye kadar hiçbir hayır yapmamıştır. Nasıl olur da iyi bir adam olabilir. Bu nedenle, onun ruhunu biz alacağız."
Derken, insan sûretinde bir melek geldi. Onu aralarında hakem tayin ettiler. O şöyle dedi:
"iki ülke arasını ölçün. Hangisi daha yakın ise, bu adam oraya ait olur."
iki ülke arasını ölçtüler ve adamın, gitmek üzere olduğu ülkeye daha yakın olduğunu tesbit ettiler. Bunun üzerine, onun ruhunu rahmet melekleri aldı."
Ebû Saîd (r.a.). Buhârî.

Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Hayatında hiçbir iyilik yapmamış bir adam ailesine dedi ki:
"Ölürsem beni yakın, sonra yanık bedenimi öğütün, külümü rüzgâra saçın!"
Ölünce, çocukları onun vasiyetini yerine getirmişler.
Bunun üzerine Allah, yere: "Haydi onun parçalarını biraraya getir!" emrini vermiş. Yer de bu emri yerine getirmiş ve adam hemen dirilmiş.
Allah buyurmuş:
"Niçin böyle yaptın?"
"Sen en iyi bilensin Rabbim! Ben bunu senden korktuğum için yaptım," deyince, Allah onu hemen bağışlamış."
Ebû Hureyre (r.a.). Buhârî.

Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Bir adam, üzerinde yiyeceği ve suyu bulunan bir hayvanı ile ıssız bir yerde konaklar. Orada dinlenmek için hafif bir uyku uyumak ister ve uyur. Uyanınca hayvanını göremez.
Her tarafta aramağa başlar, ancak bulamaz, ümidini keserek, kendi kendine:
"Haydi geldiğim yere döneyim ve orada ölünceye kadar uyuyayım," der.
Döner, ölmek için, başını kolunun üzerine koyar, biraz kestirdikten sonra uyanır. Bir de ne görsün, üstünde azığı ve suyuyla hayvanı başı ucunda durmuyor mu!
işte Allah, kulunun tevbesine, bu adamın hayvanını bulduğu zamanki sevincinden daha çok sevinir."
Haris (r.a.). Buhârî.

Allah Resûlü (s.a.v.) buyurdu:
"Her insan hata yapar. Hata edenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."
Enes (r.a.). Tirmizî.

photoshopuzmani
Kardeş
Kardeş

Mesaj Sayısı: 50
Kayıt tarihi: 24/02/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz